Kırmızı Merdiven Metodolojisi

Eğitim ve gelişim uygulamalarımız son yetmiş yılda yapılmış araştırmalar ve tecrübeler doğrultusunda geliştirilmiştir. Yetişkin eğitimi felsefesine dayanan ve verimli gelişim ortamlarının yaratılmasının başarıda anahtar olduğu gerçeği doğrultusunda şekillenen uygulamalarımız gelişimin kalıcı olmasını garantiler.  Uygulamalarımız aşağıdakiler doğrultusunda şekillendirilir: 
 
 
1.Hazır Katılımcılar – “Merdivenden çıkmak istemeyen birini yukarı itemezsiniz.”  Kişisel motivasyon olmadan öğrenmenin gerçekleşmesi olanaksızdır.  Biz, eğitim programlarımızdan önce, yöneticilerin de desteğini alarak, yaptığımız uygulamalarla katılımcıların öğrenmeye psikolojik ve mental olarak hazırlanmasını sağlarız.  
Günümüzde, çoğu zaman profesyoneller kendi gelişim yolculuklarında yolcu gibiler.  Kendi gelişimlerinin kontrolü başkalarında ve bu konuda çok az söz sahibiler.  Sosyal psikologlara göre, kişisel gelişim konusunda söz sahibi olduklarında insanların motivasyonları çok daha yüksek oluyor.  Bizim programlarımızda katılımcılar kendi gelişimlerinde söz sahibidirler; programın oluşturulmasında rol oynarlar.  
 
 
 
2.Sürece Yayılan Gelişim – “Bir konuda başarılı olmak için 2 günlük bir eğitime katılmak yeterli midir?” Eğitim süreci ne kadar başarılı olursa olsun, bu süreç içinde öğrenilen bilgi ve geliştirilen beceriler hızlı bir şekilde erozyona uğrar, unutulur.  Bu hızlı unutma sürecini kabul edilebilir seviyeye çekmek amacıyla, Kırmızı Merdiven Metodolojisi doğrultusunda, düzenli aralıklarla hatırlatma ve pekiştirme araçları kullanılır.  Konunun özümsenmesi için katılımcıların konu üzerine bütünsel bir süreç boyunca odaklanması gerekir.
 
 
 
 
 
3.Öğrenme Araçlarının Çeşitliliği – “İnsanların farklı öğrenme tercihleri vardır; öğrenme araçlarını çeşitlendirmek bir zorunluluktur.”  Kırmızı Merdiven gelişim programlarında öğrenim süreci içinde farklı araçlar kullanılır.  Bu araçlar bazen bir tele-konferans’ta gerçekleşen kısa bir değerlendirme, bazen katılımcıların eğitim sonrasında neyi farklı yaptıklarının paylaşıldığı bir toplantı, bazen de katılımcılar tarafından okunan bir kitabın yorumlanıp tartışılmasıdır.
 
 
 
 
 
 
4.Gerçek Hayat Bağlantısı – “Gerçek hayat bağlantısı olmayan öğrenim süreci başarısız olur.”  Sınıf ortamı ile gerçek hayat arasında bağlantılar kurmazsak çalışan öğrendiği bilgi ve becerinin iş ortamına transferini gerçekleştiremez.  Biz eğitim süreçlerini çalışanların görev yerlerine döndüklerinde uygulamaya geçirebilecekleri şekilde düzenleriz.  Kişisel aksiyon planları program esnasında netleştirilir, uygulama takip edilir.
 
 
 
 
 
 
5.Düşünme Becerisi Geliştirme – "Yetkinlik gelişimi önemlidir, ancak üretken gelişim bireylerin düşünce yapısını bir aşamadan diğerine yükseltmekle olur." Günümüzde kişisel ve profesyonel gelişim konularında yapılan yanlışlardan biri şudur: Yetkinliklerin gelişimine odaklanmak; düşünce gelişimine değil. Bizim görevimiz, yetkinlik gelişiminin yanısıra, katılımcılarımızın düşünme şekillerini de geliştirmelerini sağlamaktır. Günümüzde birçok eğitim programı yatay gelişim (lateral development) üzerine odaklanır. Yatay gelişimde katılımcılar yeni beceriler ve davranışlar geliştirirler. Teknik bilginin aktarıldığı, bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda yapılan aktarımlar ve uygulanan aktivitelerdir. Şüphesiz bu gerekli ve önemlidir. Dikey gelişim (vertical development) ise kapasiteyi artırmak, ufuk açmak, vizyon kazandırmak, yeni düşünce yöntemleri geliştirmek ile ilgilidir. Dikey gelişim kazanmış bir katılımcı anlatılanın ötesinde, programın sonrasında da gelişir, konu hakkında karşılaşacağı sorunlara yaratıcı alternatifler ve kişisel çözümler bulabilir. Bu açık fikir ve görüş sahibi olmaktır; gerektiğinde bir adım geri çekilip ideolojileri ve değerleri gözden geçirmek ve sorgulamaktır. Günümüzde lider/yöneticilerin sadece %8'i bu seviyededir. (Torbert&Fisher)
 
 
 
6.Uygulama İçin Elverişli Ortamın Sağlanması – “ASTD verilerine göre, yönetici tarafından desteklenmeyen eğitim uygulamalarının başarı şansı %25.”  Eğer katılımcılar yöneticileri ve iş arkadaşları tarafından yeni öğrendikleri bilgileri ve geliştirdikleri becerileri uygulamaya koyma konusunda sorumlu tutulmazlarsa, bilgi/beceri erozyonu hızlı gerçekleşir.  Eğer yöneticiler bu süreç içinde aktif rol alırsa ve eğitimin geri dönüşünün takibini yaparsa, eğitim sonrasında katılımcıların performansında daha yüksek oranda pozitif değişim gözlenir.